MUSUEMS

İstanbul Tasarım Bienali | Biz İnsan mıyız

TÜRÜMÜZÜN TASARIMI 2 saniye, 2 gün, 2 yıl, 200 yıl, 200.000 yıl

      3. İstanbul Tasarım Bienali’nin “insan” ve “tasarım” kavramları arasındaki yakın ilişkiyi inceleyeceğini belirten küratörler Beatriz Colomina ve Mark Wigley, temayla ilgili şunları söyledi: “Tasarım hep insanın hizmetindeymiş gibi görünse de, asıl iddiası insanı yeniden tasarlamak. Dolayısıyla tasarımın tarihi bir yandan da “insan” anlayışının zamanla evirilmesinin tarihi. Tasarıma dair konuşmak, türümüzün durumu hakkında konuşmak demek. İnsanlar ürettikleri tasarımların etkisiyle köklü değişimler geçirirken tasarım dünyası da bir yandan genişliyor. Her şeyin tasarlandığı bir devirde yaşıyoruz: büyük bir özenle şekillendirdiğimiz kişisel görünümümüz ve dijital kimliğimiz, bizi çevreleyen kişisel cihazlar, yeni maddeler, arayüzler, ağlar, sistemler, altyapılar, veriler, kimyasallar, organizmalar ve genetik kodların hepsi tasarlanıyor. Her gün uzayın derinliklerinden kendi bedenimiz ve beynimizin derinliklerine uzanan binlerce tasarım katmanını tecrübe ediyoruz. Tam anlamıyla tasarımın içinde yaşıyoruz; kendi vücudundan çıkan salgılarla ördüğü ağın içinde yaşayan bir örümcek gibi. Ama örümcekten farklı olarak biz, birbiriyle örtüşen ve etkileşen sayısız ağ örmüşüz. Hatta gezegenimiz bile jeolojik bir katman hâline gelmiş tasarımla tamamen örtülmüş vaziyette. Tasarım dünyasının artık bir dışı yok. Tasarım, dünya hâline geldi.

      Bizi insan yapan şey tasarım. İlk aletlerden, katlanarak genişleyen insan kabiliyetine, sosyal yaşamın temelinde tasarım var. Öte yandan tasarım, eşitsizlikler ve yepyeni görmezden gelme biçimleri de oluşturuyor. Bir yandan dünyada hiç olmadığı kadar insan savaş, kanunsuzluk, yokluk ve iklim şartları nedeniyle zorunlu olarak yerinden olurken, diğer yandan insanın genetik yapısı ve iklimin kendisi aktif olarak yeniden tasarlanıyor. Artık ‘iyi tasarım’ olgusuna sığınamayız. Tasarımın baştan tasarlanması gerekiyor." Şeklinde  çok güzel bir açıklama yapmışlar.

      Bienali gezerken aslında alakasız gibi gözüken konu başlıklarının, olayların, icatlar nasıl hayatımızı, çevreminizi, bedenimizi şekillerdiğini çok çarpıcı örneklerle sunmuşlar... Bienalin konu başlığı her sene değişiyor ve her sene şiddetle gitmenizi tavsiye ediyorum.

_dsc0587_dsc0583_dsc0467_dsc0470_dsc0476_dsc0484

Serginin birinci katında ağırlıklı olarak insan bedenini ve beynini ele alan işlerle karşılaşılıyor. Yaşam ve ölüm, teknolojinin bilince etkisi, insanın ruhsal ve fiziksel katmanları gibi bir çok konu ele alınıyor.

_dsc0478_dsc0491_dsc0500_dsc0501_dsc0504_dsc0511_dsc0517_dsc0520_dsc0523_dsc0526_dsc0529_dsc0530_dsc0531_dsc0532

İkinci katta karşımıza, tasarımda insanın standartlaştırılması, bedensel normlar, estetik operasyonlar, implantlar, protezler, geleceğin insanı gibi konular çıkıyor.

_dsc0535_dsc0538_dsc0545_dsc0540

Başka bir katta dünya ya nasıl şekil verdiğimize değinilmiş, km lerce devam eden petrol işleme tesisleri, güç rotaları, mimarı olarak dünya üzerineki izlerimizden bahsediliyor.

_dsc0546_dsc0549_dsc0551_dsc0552_dsc0554_dsc0556_dsc0557

İklimi, tarımı kontrol etme isteğimizin, sürekli çoğalmamızın dünyayı nasıl etkilediğine değinilmiş.

_dsc0563_dsc0565_dsc0566_dsc0568_dsc0571_dsc0572

Son kattada teknolojinin bizi nasıl şekillendirdiği herşeyi kontrol etme her yerde olma herşeyi görme güdüleri.... Cep telefonları, selfie çılgınlığı vs gibi populer konularda eleştirel bir bakış açısı sonuyor

_dsc0586

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply